Hikaye | Kategoriler | Hikayeler

Şamlı Adam Ve İmam Hüseyin (A.S)



   Şam ahalisinden biri hac maksadıyla veya başka bir maksatla Medine'ye geldi. Gözü, bir kenarda oturmuş olan bir adama ilişti, ilgisini çekti...



   ?Bu adam kimdir?? diye sordu.



   ?Hüseyin b. Ali İbn Ebitalib (a.s)'dir? denildi. Ruhunda yerleşen çirkin bir tanıtmanın eseri onu öfkelendirdi.[1], ve Allah rızası için Hüseyin b. Ali'ye edebildiği kadar küfretti.



   İmam Hüseyin (a.s), kızmadan ve rahatsızlık göstermeden, sevgi ve şefkatle ona baktı, sonra Kuran-ı Kerim'den güzel huy, bağışlamak ve göz yumma hakkında bir kaç ayet okudu sonra ona :



   - ?Biz sana her türlü hizmet ve yardım için hazırız.? dedi. Daha sonra :



   - ?Şam ahalisinden misin?? diye sordu.



   Adam ?Evet? diye cevap verdi.



   İmam, ?Bu huyunun bir geçmişi vardır, onun sebebini biliyorum.?



   Sen bizim şehirimizde garipsin, ihtiyacın olursa sana yardım etmeye, seni evimizde ağırlamaya, giydirmeye ve sana para vermeye hazırız.



   Böylesine bir affetme sıfatı ile karşılaşacağını ummayan, ve aksine şiddetli bir tepkiyle karşı karşıya gelebileceğini beklemekte olan Şamlı adam, öylesine değişti ki o anda:



   - ?Yerin yarılarak beni içine almasını, bu tarzdaki ölçüsüz küstahlığıma tercih ederdim.? dedi ve şöyle devam etti :



   O saate kadar, benim için bütün dünyada, Hüseyin (a.s) ve babasına olduğu kadar, nefret ettiğim hiçbir kimse yoktu. Ve o saatten sonra tersine bütün dünyada Hüseyin (a.s) ve babası kadar sevdiğim kimse yoktur.[2]




   [1] - Şam Ömer'in hilafeti zamanında fethedildi. İslam tarihinde Şamın hükümet ve emirliğinin verildiği ilk adam Yezit b. Ebu Süfyan'dı. Yezit iki sene hükümet etti ve öldü. Ondan sonra nimet dolu bu vilayetin hükümeti Yezidin kardeşi Muavine ibn-i Ebi Süfyan'a kaldı. Muavine tam yirmi yıl bu vilayette nüfuz ve iktidarla hükümet etti. Hatta Ömer zamanında ki, -devlet adamları sık sık azlediliyor ve atanıyorlardı-ve kimsenin bir kaç yıl bir yerde idareyi elinde bulundurup ve kendi yerini sağlamlaştırmasına izin verilmiyordu. Muavine, hükümet makamında sabit kaldı. Ve kimse onu rahatsız etmedi. Kendi yerini o kadar sağlamlaştırdı ki sonraları hilafet hayaline düştü. Yirmi yıl hükümeti boyunca, meydana gelen kanlı sahnelerden sonra nihayet arzusuna ulaştı. Ve yirmi yıl daha, müslümanların halifesi ünvanıyla Şam'da ve geniş islam ülkesinde hükümet etti.



   İşte bu sebeplerden dolayı Şam halkı, İslam dünyasına gözünü açtığı ilk günden itibaren, Emevilerin baskısı altında büyüdü. Emeviler eskiden beri Haşimilerle düşmandırlar. İslamın zuhuru zamanında Emevilerin Haşimilere olan düşmanlığı daha çok artarak Ali ailesinde merkezleşti. Bunun için Şam halkı İslam dinini duyup, ona gönül verdiklerinden beri Ali ailesine de düşmanlık beslediler. Ve Emevilerin kötü tanıtması nedeniyle Ali ailesine düşmanlığı, din erkanından saydılar. Bundan dolayı bu huy, onlarda has bir sıfat olarak gelişti.



   [2] - Nefse-tül masdur Muhaddis-i Kummi S.4.





Hikayeler